Haberler
| KURBAN BAYRAMINDA BALÇOVA-KİPA AVM'DE KUKLA GÖSTERİLERİ |
Kurban Bayramı 3. ve 4. günleri Balçova Kipa Alışveriş Merkezinde "Dans eden Kuklalar" gösterimize tüm dostları bekliyoruz. 29 - 30 Kasım 2009 saat 16.00 ve 18.00 |
| İzmir'de Karagöz Gölge Tiyatrosu sahne alıyor... |
Karagöz sanatının inceliklerinden ödün vermeden, geleneksel yapısına tamamiyle sadık kalınarak, çağdaş ve yerleşik bir tiyatro sahnesinde Geleneksel Tiyatromuzun en önemli ögesi Gölge Oyunu İzmirli sanatseverlerle buluşuyor. Güncel Gösteri Tarihleri için; |
| Devamını oku... |
| Karagöz-Hacivat'a, çocuklara öğretilerek sahip çıkılacak |
Ege Üniversitesi (EÜ) Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE) tarafından, UNESCO ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da katkılarıyla düzenlenen 'Karagöz Öğreniyorum' projesi halka tanıtıldı. |
| Devamını oku... |
| 8. İzmir Türkçe Günleri |
77. DİL BAYRAMI 26 Eylül 2009 Cumartesi 14 - 16 Ekim 2009
Düzenleyenler Konak Belediyesi, Dil Derneği
"DİL BİLİNCİ" "OKUDUM TÜRKÇE , YAŞADIM TÜRKÇE" Etkinlikler süresince farklı okul ve salonlarda 8 Kısa KARAGÖZ oyunu ile Gölge Gösteri Sanatları 'da Türkçe Günlerinde HİÇBİR ŞEY TÜRKÇEMİZİ KİRLETEMEZ diyor. |
| Devamını oku... |
| ÇİĞLİ KİPA'da KARAGÖZ ATÖLYESİ |
Sizde Karagöz ve Hacivat tasvirleri yapmak istiyorsanız; Ramazan Ayı süresince PERŞEMBE Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi El Sanatlları Atölyesinde gerçekleşen Karagöz Atölyesi Çalışmaları okulların açılması sebebiyle artık PAZAR günleri saat 12.00 / 14.00 arası gerçekleştirecektir. Kasım ayı süresince Atölye çalışmalarımız devam edecektir.
KİPA GÖSTERİ 15 Ocak 2010 Cuma saat 19.00'da "Karagöz'Delirdi" Gölge Oyunu Gösterisi 29 Ocak 2010 Cuma saat 16.00'da "Karagöz'Delirdi" Gölge Oyunu Gösterisi 05 Şubat 2010 Cuma saat 14.00'da "Karagöz'Delirdi" Gölge Oyunu Gösterisi 26 Şubat 2010 Cuma saat 19.00'da "Karagöz'Delirdi" Gölge Oyunu Gösteris 26 Mart 2010 Cuma saat 19.00'da "Karagöz'Delirdi" Gölge Oyunu Gösterisi YER : Çiğli Kipa Çocuk Tiyatrosu salonu Alt ve üst yaş sınırı olmayan oyunumuza çocuklar ve ebeveynleri davetlidir. Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için 0.232.398 72 67 - |
| Devamını oku... |
|
|
|
TÜRK KUKLA TİYATROSUTürk gölge tiyatrosu Karagöz Türkiye ile özdeşleşerek bütün dünyada tanınırken kökeni daha eskilere uzanan Türk kuklası daha az tanınmaktadır. Nedeni ise Karagöz konusunda araştırma yapan araştırmacıların Orta Asya'da oynatılan kukla oyunlarıyla ilgili kaynakları gölge oyunu ile ilgili sanmalarıdır. Eski metinlerde korkolçak, kavurcak, kaburcuk, kağurcak, kaurcak, kıvırcık, kavur, kurçak, lubet, piyade çadırı, hayal, çadır hayal, çadır cemal gibi adlarla anılması bazı araştırmacıları yanıltmış ve kuklanın Karagöz oyanlarıyla karıştırılmasına yol açmıştır. Ortaasya'da var olan kuklanın göçlerle birlikte Anadolu'ya getirildiği büyük bir ihtimaldir. Bu görüşün dışında kuklanın İran'dan Anadolu'ya geçtiği, çingeneler tarafından Hindistan'dan, Yahudiler eliyle İspanya ve Portekiz'den getirilmiş olabileceği şeklinde söylentiler de bulunmaktadır. Kökeni eski olmasına karşın kukla kelimesi Anadolu’da 16.y.y. sonlarında, 17.y.y. başlarında kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı imparatorluğu döneminde yapılan kutlama ve şenliklerde kukla gösterilerinin düzenlendiği çeşitli kaynaklar tarafından doğrulanmaktadır Bu şenliklerde değişik kukla gösterileri yapılırdı. En çok bilinen kukla gösterileri; araba kuklası, dev kuklalar, iskemle kuklası ve el kuklasıdır. Araba kuklası, bir arabanın içine yerleştirilen kuklaların arabanın tekerlekleri dönmeye başlayınca hareket etmesi yöntemiyle oynatılan kuklalardı. İskemle Kuklası sokak göstericileri tarafından oynatılırdı. Birden dörde kadar müzik kutusu figürlerinin göğüslerinden yatay olarak ipler geçirilir, bir iskemle veya standa dik olarak dayandırılır, oynatıcı ipi çektiği zaman kuklalar müzikle birlikte hareket ederler. Dev kuklalar isimlerinden de anlaşıldığı gibi çok büyük kuklalardır. İçlerinde gizlenen bir adam tarafından hareket ettirilirler. Kasnaklar üst üste konarak üzerine etek giydirilerek yapılır. El Kuklası; Başları ve kolları kağıt hamuru veya tahtadan, gövdeleri bezden yapılan ve ele takılarak oynatılan kuklalardır. İpli Kukla; 19.y.y. da İstanbul’a gösteriler yapmak üzere gelen İngiliz kuklacı Thomas Holden tarafından Türkiye'ye getirildiği söylense de Qrtaasya'da Çadır Hayal adıyla ipli kukla oynatıldığı, ve Türkler tarafından eskiden beri oynatıldığı bilinmektedir. Bu türde kuklanın baş, sırt, ellen ve ayaklarına ipler bağlanır, iplerin diğer uçları bir çubuğa bağlanır, kuklacı ipleri çekerek kuklaları hareket ettirir.
Osmanlı İmparatorluğunun siyasi ve ekonomik yapısının bozulduğu 19.yüzyılda Kukla ve Karagöz gösterileri de azalmaya başlamıştır. Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle yönetimin bu sanatlara getirdiği yasaklar, ikincisi de Avrupa tiyatrosunun gelmesi ve yeni olan bu gösteri sanatına insanların daha çok ilgi göstermeye başlamalarıdır. 19.y.y.sonları ve 20.yüzyılın başlarındaki savaş ve kargaşa ortamı kukla ve gölge oyununun sahnelenmesi ortamını iyiden yok etmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Atatürk'ün kültürel yönden de çağdaş bir ülke yaratma hedefı ve bu hedefe varmak için eski kültürel değerlerin bilinmesi ve geliştirilmesi düşüncesi kukla ve gölge oyunlarının özellikle halkevleri açıldıktan sonra yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. Halkevlerinin sağladığı olanaklarla kukla ve gölge oyunu sanatçıları gösterilerini rahatlıkla yapmışlardır. Halkevlerinin kapatılmasından sonra yine sıkıntılı dönem başlamış, sanatçılar sanatlarını icra edecek ortamı bulamamışlardır. 1970'li yıllardan sonra Kültür Bakanlığı'nın konuya sahip çıkması bu sanatların yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. Bu gün ülkemizde sadece el kuklası ve ipli kukla oynatılmaktadır. Her iki türde de klasik ibiş kukla oynatılmaktadır. Bir konakta uşak olarak çalışan İbiş’in bey ve konakta yaşayan beyin oğlu, hizmetçi kadın, aşçı, bahçıvan gibi kişilerle olan ilişkileri komik öğelerle anlatılır. İbiş; Karagöz oyunundaki Karagöz, Ortaoyunundaki Pişekar gibi cahil, konuşmaları ters anlayan, verilen işi doğru dürüst beceremeyen, kavgacı, sakar ve şamatacı bir tiptir. Bey ise Karagözdeki Hacivat, Ortaoyunundaki Kavuklu gibi bilgili, okumuş, mevki sahibi, düzenin adamı olan bir tiptir. Kukla oyunları daha çok güncel konuları, özellikle de bir konakta yaşanan olayları ele alarak ülkenin genel durumunu işler. İpli kukla müzik eşliğinde kuklaların sözsüz oynatılması yöntemiyle de varyete kukla adı altında oynatılmaktadır. |



Türk Kukla Tiyatrosu




